“İKİLİKTEN ZİYADE BİRLİK” 21 Şubat 2007
Posted by Oyhan Hasan Bıldırki in Araştırma, Halk Edebiyatı.add a comment
“Şiir yazmak, evliyânın kerametindendir.” diyen Hacı Bayram Veli, II. Murat’ın çağdaşıdır. “Sultanlık davası”na kalktı şüphesiyle Ankara’dan Edirne’ye “zincire vurularak” getirilmesine rağmen, durum anlaşılınca “taltif” edilmiş bir şairdir. Ankara’nın Solfasol Köyü’nde doğan şairden üçü “hece”yle, ikisi de “aruz”la yazılmış şiirler kalmıştır. O da şiirlerinde kullandığı sade Türkçe ile, dilimizin bayraktarlığını yapmıştır. Manevî etkisiyle İstanbul’un fethini hazırlayan Akşemseddin’in şeyhidir. Tasavvufa yönelmeden önce, Ankara’da “Kara Medrese”, Bursa’da da “Çelebi Sultan Mehmet Medresesi”nde öğretmenlik yapmıştır. Somuncu Baba’dan “el almış”tır. Ölümünden sonra adına “Bayramiyye” tarikatı kurulmuştur.
İLÂHİ
Bilmek istersen seni
Cân içinde ara cânı
Geç cânından bul ânı
Sen seni bil sen seni
Kim bildi ef’âlini
Ol bildi sıfâtını
Anda gördü zâtını
Sen seni bil sen seni
Görünen sıfâtındır
Ânı gören zâtındır
Gayri ne hâcetindir
Sen seni bil sen seni
Bayram özünü bildi
Bileni anda buldu
Bulan ol kendi oldu
Sen seni bil sen seni
“Hece”nin 7’li kalıbıyla yazılan bu şiirde, her dörtlüğün ilk üç mısrası kendi arasında kafiyeli olup, dördüncü mısraları “nakarat” olarak tekrarlanmıştır. Kafiye yapmada usta olan şair, bu ilâhisinde tasavvuf konusunu işliyor. Şiirde “sen” ve “o” kelimeleri sıkça kullanılmış. Şiirde hem şekil, hem de “mâna” bütünlüğü vardır.
Bakalım Hacı Bayram Veli, “neyi”, “nasıl” söylüyor?
“Kendini bilmek, anlamak istersen, canının içindeki canı, yani Allah’ı ara. Kendi canından geç, O’nu bul. Sen kendini bilmezsen, hiçbir şey bilemezsin.
Kim ki, Allah’ın yaptığı işleri bilirse, kendini O’nda bulur. Sen kendini bilmezsen, hiçbir şey bilemezsin.
Her görülen şey, Allah’ın tecellisidir. O’nu görmek için bunlara bak. Sen kendini bilmezsen, hiçbir şey bilemezsin.
Bayram özünü bildi. Allah’tan bir parça olduğunu anladı. Bütün bunları da kendisine Allah bildirdi. Sen kendini bilmezsen, hiçbir şey bilemezsin.”
Tasavvuf anlayışı, fazla kurcalamaya gelmez. “Yaratılan”dan hareketle, nefs denilen “ilâhî ben”e ulaşılır. İnsanın kendisi, Allah hakkında bilinmesi gereken her şeyi kapsar.
Zira:
“Bu sözü ârifler anlar
Câhiller bilmeyip tanlar
Hacı Bayram kendi banlar
Ol şarın minaresinde”
Söyleyenler ne güzel demişler? “Söz gümüşse, sükût altındır.”
Zaman, “gümüş”ü “altın”a çevirme çağındadır.
Gayrı bize de “susmak” düşer.
Oyhan Hasan BILDIRKİ
Kuşadası Halkın Sesi Gazetesi, Yıl: 2 Sayı: 180 17 Kasım 1995












